3. Uluslararası Minimal İnvaziv Pektus Deformitesi Düzeltilmesi Çalıştayı, iki yıl önceki ilk çalıştayda olduğu gibi, İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi’nde 24-27 Haziran 2010 tarihleri arasında başarıyla organize edildi.
Marmara Üniversitesi ve Dokuz Eylül Üniversitesi Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalları’nın işbirliğiyle düzenlenen çalıştayda, minimal invaziv cerrahi teknikle, sternum ön ve arkasına yerleştirilen metal barlar yardımıyla konjenital göğüs duvarı deformitelerinin (pektus karinatum ve ekskavatum) düzeltilmesi ve diğer nadir konjenital göğüs deformiteleri, 75 akademisyenin katılımı ve katkılarıyla tartışıldı ve fikir alışverişinde bulunuldu. 75 akademisyenin 40’ı ABD, Latin Amerika, Afrika , Uzak Doğu ve çeşitli Avrupa ülkelerinden gelen yabancı katılımcılardı.
Çalıştay 24 Haziran 2010 Perşembe sabahı, minimal invaziv pektus ekskavatum düzeltilmesi (MIRPE) operasyonlarıyla başladı ve katılımcılar Dr.Mustafa Yüksel ve Dr.Jose Rıbas Milanez de Campos’un yönettiği oturumda, tele-konferans sistemiyle, konferans salonundan canlı olarak dakika dakika operasyonları izleme olanağı buldular. Bu dört pektus ekskavatum deformiteli hasta Dr.Hans Pilegaard tarafından Dr.Korkut Bostancı’nın asistansıyla opere edildi.
Operasyonlar başarılı bir şekilde tamamlanırken, katılımcılar operasyonlara interaktif olarak katkıda bulundular. Öğlen yemeği, Rosemary Restoran’da yenirken herkes Akdeniz lezzetlerininin ve Ege manzarasının tadına vardı.
İkinci gün, Dr.H.J.Park’ın yönettiği ilk oturumda, göğüs cerrahisinin duayenlerinden Dr.Francis Robiscek pektus deformisi cerrahisi tarihçesi üzerine bir konuşma yaptı. Sonrasında pektus deformitelerinin kapalı ve açık cerrahi yöntemle düzeltilmesi, Dr.Robiscek ve Avrupa’daki en geniş MIRPE serisine sahip Dr.Hans Pileegard tarafından münazara edildi. Tahmin edilebileceği gibi Dr.Robiscek açık cerrahiyi savunurken Dr.Pileegard MIRPE yi savundu ve iki konuşmacı da salondan ayrı ayrı destek gördü.
Dr. Pilegaard ve Dr. Kalliopi Athanassiadi’nin oturum başkanı olduğu bir sonraki oturum, Dr. Vladimir Kuzmichev’in konuşması ile başladı. Dr. Kuzmichev stabilizatör kullanılmadan pektus ekskavatum düzeltilmesi konusundaki deneyimlerinden bahsetti. O’nu takiben Dr.Pileegard, yaşlı yetişkinlerdeki MIRPE deneyimini sundu. Oturumdaki son konuşmacı olan Dr. Park’ın morfoloji ve yaşa bağımlı düzeltme konulu konuşması büyük ilgi gördü.
Öğleden sonraki ilk oturum Dr. Ralph Schmid ve Dr. De Campos tarafından yönetildi. Oturumdaki ilk konuşmacı olan Dr. W.Coosemans, pektus cerrahisinin açık cerrahiden minimal invazif tekniğe doğru geçmişten günümüze gelişimini anlattı. Onu takiben Dr. Jean-Marie Wihlm başarısız olunan ve Nuss sonrası Ravitch tekniğine veya Ravitch sonrası Nuss tekniğine dönülen olgulardaki tecrübesiniden bahsetti. Oturumun son konuşmacısı Dr.Athanassiadi’ ydi ve konuşmasında, her göğüs duvarı travmasından sonra rekonstrüksiyon gerekip gerekmediği sorusuna yanıt aradı.
Sonraki oturum Dr. Kuzmichev ve Dr. Onur Genç tarafından yönetildi. Dr. Ahmet Önen ilk konuşmasında geçmişten günümüze MIRPE’deki gelişimi anlattı. O’nu takiben Dr. Mustafa Yüksel MIRPE’deki morbiditenin nasıl azaltılabileceği konusundaki deneyimlerini katılımcılarla paylaştı..Oturumun son konuşmacısı Dr.Kamil Kaynak idi ve MIRPE sonrası ağrı kontrolünün sağlanması konulu bir konuşma yaptı.
Dr. Nezih Özdemir ve Dr. Robicsek’in oturum başkanı olduğuı son oturum, Dr.Mehmet Bilgin’in MIRPE’de preoperatif değerlendirme konusundaki konuşmasıyla başladı. O’nu takiben Dr.Kuzmichev konuşmasında MIRPE endikasyonu koymada halen Haller indeksine ihtiyaç olup olmadığının yanıtını aradı. Günün son konuşmacısı olan Dr. Onur Genç Ravitch operasyonu sonrası postoperatif komplikasyonlar konulu bir konuşma yaptı.
Sonrasında katılımcılar Dokuz Eylül Üniversitesi Konferans Salonu’ndan, akşam düzenlenecek olan Gala Yemeği’ne katılmak üzere ayrıldılar. İzmir Körfezi’nin kuşbakışı seyreden Köşebaşı Restoran’da düzenlenen yemekte davetliler tüm geceyi fasıl eşliğinde içeceklerini yudumlayıp kebap ve mezelerin tadını çıkartarak geçirdiler.
Cumartesi günü Çalıştay 09:00’da başladı. İlk oturum Dr.Yüksel ve Dr.Schmid tarafından yönetildi. Bu oturumda, Dr.J.M. Hendriks MIRPE konusundaki Belçika deneyimini ve onu takiben Dr.Gilson Sawaya ise Nuss ve Abramson tekniklerindeki Brezilya deneyimlerini sundular.
Dr. Kaynak ve Dr. Önen’in oturum başkanlığı yaptığı ikinci oturum, Dr. Wihlm’in Oto-korreksiyon Testi’nin MIRPE’nin preoperatif değerlendirmesindeki yeri konulu konuşmasıyla başladı. Takiben Dr. Park pektus cerrahisindeki yeni cihazlar ve teknoloji konusunda ilham verici bir konuşma yaptı. Pektoskop, pençe fiksatör, kiriş plağı gibi yeni tasarımlarını tanıttı ve katılımcılardan büyük ilgi gördü. Dr. Park ve Dr. Campos’un yönettiği üçüncü oturum zor olgular üzerineydi. Dr. Kaynak, Dr. Park, Dr. Kuzmichev ve Dr. Coosemans zor ve bir o kadar da ilginç olgularını sundular. Bütün olgular katılımcıların interaktif katılımıyla tartışıldı.
Dördüncü oturum nadir görülen göğüs duvarı deformiteleri ile ilgiliydi ve Dr. K.T.Kim ve Dr. Bilgin tarafından yönetildi. İlk konuşmacı olan Dr. Mehmet Bayramiçli Poland sendromunda rekonstrüksiyon konusundaki kişisel deneyimini paylaştı. O’nu takiben Dr. De Campos, sternal kleft onarımında kendi tarif ettiği De Campos tekniğini tanıttı. Oturumdaki son konuşmacı olan Dr. J.Amato katılımcılarla ektopia kordiste cerrahi yaklaşım konusundaki deneyimlerini paylaştı.
Öğlen yemeğini takiben başlayan pektus karinatum oturumuna Dr. Wihlm ve Dr. Horatio Abramson başkanlık ettiler. Pektus karinatum deformitesinde “Abramson Tekniği’’ olarak anılan yöntemle minimal invazif pektus deformitesi cerrahisinde yeni bir çığır açan kişi olan Dr.Abramson katılımcılarla deneyimlerini paylaştı. O’nu takiben Dr. Yüksel, Dr.Abramson’unkinden sonra dünyada ikinci en büyük Abramson prosedürü serisini sundu.
Altıncı oturum Dr.Yüksel ve Dr.Bostancı tarafından yönetilirken, ilk konuşma Dr.Sydney Haje tarafından yapıldı. Dr.Haje pektus ekskavatum ve karinatumun ortez ile tedavisi konusunda kendi deneyimlerini paylaştı. O’nu takiben Dr.F.M Haecker, pektus ekskavatumlu olgulara “vacuum bell’’ uygulanması hakkında konferans verdi. Dr.Sawaya ve Dr. Amato’nun oturum başkanlığı yaptığı bir sonraki oturumda pektus deformiteli hastalarda kardiyak fonksiyonlar tartışıldı. Dr.Schmid’in MR ile fonksiyonel kardiyak değerlendirme konusundaki konuşmasını Dr. T.Krueger’in pektus ekskavatum düzeltilmesinde transözofajiyal EKO ile kardiak fonksiyonların değerlendirilmesi konulu, kendi deneyimini paylaştığı konuşma takip etti.
Çalıştayın son oturumu Dr. J.M.Hendriks ve Dr. T.Krueger tarafından yönetilen mini-sempozyumdu. Türkiye’nin çeşitli illerinden dört fakülte pektus deformitelerinin düzeltilmesinde kendi deneyimlerini katılımcılarla paylaştılar.
Böylece, yüksek akademik seviyede ve hararetli tartışmaların yaşandığı üç günlük çalıştay başarıyla sona erdi. Dr. Mustafa Yüksel çalıştayın kapanış konuşmasında dördüncü çalıştayın 23-25 Haziran 2012 de İstanbul’da yapılacağını duyurdu ve katılımcıları bu buluşmaya davet edildi.
Aynı akşam Kordon’da Su Restoran’da davetli öğretim üyeleri için düzenlenen yemekte davetliler Ege kıyısında balığın ve mezelerin keyfini çıkardılar. .
Pazar günü tüm katılımcılar için bir Efes Turu düzenlendi. Bir zamanlar Küçük Asya’nın batısının en önemli ticaret merkezi, Roma İmparatorluğu’nun Roma’dan sonra ikinci en büyük şehri ve Türkiye’nin göz bebeği olan Efes her zamanki gibi muhteşemdi.
Ek olarak bu çalıştayın her aşamasında ayrı ayrı görev alan herkese, organizasyonun sorumluluğunu üstlenen Topkon firmasına, maddi ve manevi katkılarından ötürü Turkmed, Tasarımmed ve Seres Medikal firmalarına samimi bir teşekkürü borç biliyoruz.